top of page

MARTIN MIKKEL

ÖzgeçmiÅŸ
12 Nisan 1990 Kopenhag, Danimarka doÄŸumlu Martin Mikkel, babası Danimarkalı Lars, annesi İngiliz Sarah. EÄŸitimi Kopenhag’da lise seviyesinde. MesleÄŸi balıkçılık, kaptanlık  ve bazı yerel etkinliklerde motor gösterileri yapan bir sürücü. 


Gençlik Yılları
Martin Mikkel, Danimarka'nın Kopenhag kentinde doÄŸdu. Ailesi orta gelir düzeyindeydi. Normal bir hayat yaÅŸayarak büyüdü, ancak babası eski bir motosiklet kulübü üyesiydi. Kulüp, diÄŸer büyük çaplı kulüplerin ufak iÅŸleriyle döner ve minimum illegal faaliyetlerle ayakta kalırdı. Babası Lars kulüp üyelerinin hayatlarına dair gördüÄŸü kötü örneklerden dolayı Martin'in de kulüplere katılmasına karşıdır. Martin, babasıyla bu konuda sürekli tartışır. Babasının görüÅŸlerine saygı duymasına raÄŸmen, Martin'in içindeki motor sevgisi ve kulüp hayatına dair hayalleri onu baba otoritesine karşı gelmeye itmiÅŸtir.  Ä°kisi arasında yaÅŸanan bu çatışma zaman zaman sertleÅŸmiÅŸtir. Bu ikilem arasında kalırken babasının ölümü çatışmayı sonlandırmış.

​

Zorlu Yıllar

Martin, babasının rahatsızlığından dolayı aile gelirinin büyük bir kısmını kaybetmiÅŸti ve ailece zor zamanlar geçiriyorlardı. Martin, babasının maaşı ile geçinmeleri imkansız hale gelince, kendisi de çalışmaya baÅŸladı. Çevredeki insanların yardımıyla balıkçılık yapmaya baÅŸladı ve balıkçı teknesinde aÄŸ atıp çekiyordu. Bu iÅŸte hiçbir tecrübesi yoktu, ama öÄŸrenmek zorundaydı. Balıkçılık iÅŸi oldukça zordu, sık sık kötü hava koÅŸullarıyla karşılaşıyor ve denizde büyük tehlikelerle karşı karşıya kalıyordu. Ayrıca, Martin'in okulu da aksamıştı ve çalışmalarını bırakmak zorunda kalmıştı.
Sonuçta, babasının durumu daha da kötüleÅŸti ve çalışmalarını bırakmak zorunda kaldı. Aile, sadece bir gelirle geçinmek zorunda kalıyordu ve Martin, babasına yardım etmek için daha fazla çalışmaya baÅŸladı. Ancak, tüm çabalarına raÄŸmen, babasının tedavisi için gerekli olan parayı bir araya getiremediler. Bu süreçte, annesi de ani bir rahatsızlık nedeniyle hayatını kaybetti. Bu, Martin için çok büyük bir kayıptı ve babasının iyileÅŸmesi umudu tamamen kaybolmuÅŸtu.  

​

 

Kayıp ve Yeni BaÅŸlangıç
Babasının kaybı, Martin için yaÅŸamındaki en büyük dönüm noktalarından biri olmuÅŸtu. Annesini kaybetmesinin ardından babasını da kaybetmesi onu yıkıma uÄŸratmıştı. Babasının arkadaÅŸları, ona babasının yerini doldurabileceklerini söylemiÅŸlerdi ama Martin bunu kabul etmemiÅŸti. Babasının kulübünde bazı ufak iÅŸlerde çalışmaya baÅŸlamıştı ama bir yandan da kendini Amerika'ya gitmeye motive ediyordu.
Kulüplerde duyduÄŸu Amerika macerası, Martin'in hayallerinde canlanan bir serüvendi. Genç adam, motor kültürünün kalbinin attığı Amerika'da kendisine bir yer edinmek istiyordu. Babasının kulübündeki arkadaÅŸları, ona yardım edebileceklerini söyleseler de Martin bu yardımı kabul etmedi. Onun için önemli olan, kendisi için bir ÅŸeyler baÅŸarmaktı.
Zamanını balıkçı teknelerinde geçirirken, aklında sürekli Amerika vardı. Bir yandan da “Harley Davidson Road Glide” model bir motor hayali. Amerika'ya gitmek için biriktirdiÄŸi para, kendisi için bir motor satın almak için yeterliydi. Motor, onun Amerika hayallerine giden yolda bir araçtı.            Martin, Amerika hayalleriyle dolu bir genç olarak, babasının öÄŸrettikleriyle birleÅŸen bir hayat görüÅŸüne sahipti. Babasının kulübünde öÄŸrendiÄŸi sadakat, dürüstlük ve kardeÅŸlik deÄŸerleri, onun hayatındaki en önemli unsurlardan biriydi. Bu deÄŸerler, onun hayatta kalmak için gereken cesareti ve gücü saÄŸlamıştı.

​​

​

​

​

Özgürlük ve İhanet
Martin, ailesinden kalan her ÅŸeyi sattıktan sonra Oregon eyaletine yerleÅŸti. Burada hayalindeki motoru alıp balıkçılığa devam etti ve kalan zamanlarında da motoruyla keÅŸiflere çıkıp kamp yaptı. Kendini özgür hissediyordu, hayatın tadını çıkarıyordu. Bir gün yerel bir kasabanın barında soluklanmak için durdu. Barın giriÅŸinde, siyah bir kadınla karşılaÅŸtı. Kadın oldukça güzeldi ve özgüveniyle dikkat çekiyordu. Martin, kadınla tanışmak istediÄŸini söyledi ve kadın da nazikçe kabul etti. Kadının ismi Michelle idi birbirleriyle konuÅŸtukça hoÅŸlandıklarını fark ederler birkaç kez daha buluÅŸurlar. Zamanla aralarındaki iliÅŸki daha da derinleÅŸir ve beraber yaÅŸamaya baÅŸlarlar. 2 yıl kadar beraber yaÅŸadıkları süre boyunca çok az sorun yaÅŸarlar. Ancak bu süre içinde Michelle uyuÅŸturucu bağımlısı olmuÅŸtur neden ve nasıl kimse bilmiyor. Bu bağımlılığını Martin’den de saklamıştır. Michelle bir gün uyuÅŸturucusunu saklamak için Martin’in motorunu kullanır. Martin bir gece motoruyla evine dönerken ÅŸans eseri polis çevirmesine takılır. Bu esnada motorunu arayan ekipler fazla miktarda uyuÅŸturucuyu fark ettiler. Martin, uyuÅŸturucu maddelerin motorunda olduÄŸunu öÄŸrenince büyük bir ÅŸok yaÅŸadı. Her ne kadar inkar etse de suç onun üstüne kaldı. Göz altı sürecinde Michelle’e hiçbir ÅŸekilde ulaÅŸamadı. Suçsuz olduÄŸu çok net olmasına raÄŸmen 3 yıl hapis cezası aldı. Bu süre içinde hep sevdiÄŸi kadına ulaÅŸmaya çalıştı lakin sonuç alamadı. 3 yıl çok kısa gibi görünse de onun için bir ömür geçmiÅŸti. Serbest kaldığında ilk iÅŸ sevdiÄŸi kadının peÅŸine düÅŸtü ortak arkadaÅŸlarından ve etraftan duyduÄŸu kadarıyla acı gerçeÄŸi o zaman anlamıştı. UyuÅŸturucuyu kullanan sevdiÄŸi kadındı yaÅŸadığı büyük üzüntünün yanı sıra biriken borçlar onu çok zor duruma sürüklemiÅŸti sahip olduÄŸu her ÅŸeyi tekrar kaybetmiÅŸti. 

​

Los Santos
Martin güç bela çalışarak borçlarını temizleyip tekrar kendi hayatına geri dönmeyi baÅŸardı. Yine yeniden taze bir baÅŸlangıç için Los Santos’a taşınma kararı aldı. Hayatında yaÅŸadığı tüm bu olumsuzluklara raÄŸmen babasından kalan tutku onu yaÅŸama baÄŸlı tuttu. Los Santos'a ayak  bastıktan sonra ufak bir motel odası kiraladı. Bir iki gün kafa dinledikten sonra ÅŸehirde iÅŸ aramasına baÅŸlamıştı bile. Cebindeki sınırlı parayı dikkatli kullanmak istiyordu. MesleÄŸi haline gelmiÅŸ balıkçılık ile ilgili iÅŸlerde çalışmaya baÅŸladı. Eskisi gibi çok kazançlı bir iÅŸ olmamasından iÅŸden motele motelden iÅŸe gidiyordu. Kısa sürede biriktiÄŸi parayla kendine neredeyse hurda denilebilecek bir motor aldı. DüÅŸük gidonlu paslanmamış yeri kalmayan bir chopperla bir süre idare ediceÄŸini düÅŸündü.  Aradan bir iki hafta geçmesiyle biraz sosyalleÅŸmesi gerektiÄŸini düÅŸünerek bir iki mekan keÅŸfine çıktı. 


 

 

YaÄŸmur
BoÅŸ günlerinden birinde ÅŸehri keÅŸfederken bir anda bastıran saÄŸanak yaÄŸmurun ortasında kaldı. YaÄŸmurun dinmesini beklemek için ilk gördüÄŸü mekana girdi. Paslı motorunu park ettikten sonra içeriye girdi ve bir kahve sipariÅŸi verdi. Barista çocuk aksanından yabancı olduÄŸunu anlamış ve bunun üzerine Martin'le sohbet etmeye baÅŸlamıştı. Kahveyi hazırlarken hem motorundan hem de üstündeki kıyafet ve tarzından Martin'in motorcu olduÄŸunu anlamış. Bir kaç motorcu tanıdığı olduÄŸundan bahsedip o esnada 4-5 kiÅŸilik bir masayı iÅŸaret ederek onların da motorcu olduÄŸunu söylemiÅŸti. Kahvesini aldıktan sonra uzaktan masayı kesti ve adamların üstünde yelek vb. bir ÅŸey görmemiÅŸ herhalde motorlarıyla takılan ufak bir arkadaÅŸ grubu olduÄŸunu düÅŸünerek tanışmak için adım atmıştı. Selam verip masalarına oturmak için izin istedi. Masadakiler olumlu bir ÅŸekilde selamlayıp davet ettiler. 

Martin hızlıca kendini tanıtıp motorcu olduÄŸundan vs. bahsetti. İçlerinden biri İskandinav ülkesi Norveç'ten olduÄŸunu söyledi. Martin masadakilerle sohbeti koyulaÅŸtırdı motorlar kulüpler hayaller derken saatlerce sohbet ettiler. Martin'e beraber takılabileceklerini bir ihtiyacı olursa onları bulmasından çekinmemesine dair ÅŸeyler söylediler. İçlerinden birinin telefon numarasını aldı ve ayrıldı.

​

Hayatının hiçbir döneminde denizi terk etmemiÅŸti, etmeyi de düÅŸünmüyordu.
Bu kez farkı, artık kendi yelkenlisi olmasıydı. Marquis model yelkenli ona sadece su üzerinde ilerleme özgürlüÄŸü deÄŸil, aynı zamanda kendi rotasını çizmenin huzurunu da veriyordu. Motor gürültüsünün yerine dalga sesini, kulüp kaosunun yerine puslu sabahları, kavganın yerine tuzlu rüzgârı seçmiÅŸti.
Bazen yalnız çıkıyor, bazen teknede ufak turlar veriyor, bazen ise yolculara Los Santos’un açıklarında “özgürlüÄŸün tanımını” gösteriyordu. Hayatı artık dengeli bir çizgide ilerliyordu. Deniz, iÅŸ, balıkçılık, sakinlik ve çok az insan.O az sayıdaki insandan biri ise hâlâ Alex’ti.

​

Kemikten DoÄŸan Yeni Rota
Martin’in Los Santos’a her dönüÅŸü kısa olurdu; iÅŸ, depo, teslimatlar. Sonra yine Oregon’a doÄŸru yol. Ama bir gece, Vespucci sahilinde buluÅŸtuÄŸu bir adam bu döngüyü deÄŸiÅŸtirdi: Alex Art. Alex, geçmiÅŸten geriye kalan tüm kaosu, yaÅŸanmış iyi ve kötü günleri bir kenara bırakmış; yeni bir ÅŸeyin temellerini atmak istiyordu.
Ne geçmiÅŸin gölgesi, ne eski illegal savaÅŸlar, ne kayıp adamlar, ne de bitmeyen çatışmalar… Yeni, temiz ama bir o kadar keskin bir yapı. Kendi kuralları, kendi rotaları, kendi dili olan bir oluÅŸum. O gece tekneden sahile yürürken Martin, Alex’in sorduÄŸu soruyu uzun süre düÅŸündü:
“Kendi hikayemizi yaratmanın zamanı gelmedi mi?”
Bu cümle, Martin’in içinde yıllardır biriken iki ayrı yolu tek bir noktada birleÅŸtirdi. Denizin özgürlüÄŸü ve motor kültürünün sadakati. Hiçbir zaman tamamen kopamadığı kardeÅŸlikle, hiçbir zaman terk etmediÄŸi yalnızlığın dengesi… Alex, Alexander ve Samuel ile yapılan uzun görüÅŸmelerden sonra Martin kararını verdi.
Bu kez bir kulübe katılmıyordu. Bir kulübü kuruyordu. Hikâyenin, kanla alınmış derslerin, geçmiÅŸte kalan isimlerin gölgesinden uzak… Yeni bir isim, yeni bir yol:

 

​
 

Skaleths 
Temeller o gün atıldı. Mürekkep ve çelik karışımı bir gece. Dört adamın masaya vurduÄŸu dört ayrı hayat… Martin artık Skaleths’in kurucu üyelerinden biriydi. Bu yeni kulüp, eski hatalardan doÄŸmuÅŸtu. GösteriÅŸli unvanlardan arınmış, gürültülü savaÅŸlardan uzak, sessiz ama kemik gibi sert bir yapı. Skaleths’in ilk resmi toplantılarında herkesin üzerinde hem fikir olduÄŸu tek konu vardı: Martin’in disiplinli yapısı, hesap tutmadaki hassasiyeti ve yıllardır depoculuk–lojistik iÅŸlerinden gelen düzenli çalışma alışkanlığı kulübün mali omurgasını taşıyabilecek nitelikteydi. GeçmiÅŸ kulüp deneyimlerinde bile söylediÄŸini zamanında yapan, her kaydı eksiksiz tutan ve güven konusunda kimsenin tereddüt etmediÄŸi nadir adamlardandı. Bu nedenle ortak karar, Martin’in Treasurer yamayı taşıması yönünde oldu. Artık Skaleths’in tüm finansal akışı, gelir–gider düzeni, kayıtları ve kulübün ekonomik disiplini Martin’in soÄŸukkanlılığına emanet edilmiÅŸti. Onun için bu görev bir unvan deÄŸil; kulübün geleceÄŸini, kardeÅŸliÄŸin düzenini ve Skaleths’in yarınını güvence altına almak anlamına geliyordu. Artık sadece yelkenlerin deÄŸil, kulübün tüm mali rotasının da kaptanı oydu.

alexandermurphy
© 2025 SKALETHS
bottom of page